
talkbackTHAMES: KISITLI VAKTİ VE BÜTÇESİ OLAN TV
Nicola Godwin
Televizyon yapımcılığının trendi daha düşük bütçeyle daha iyi programlar yapmak. Şirketler kesin ve zor seçeneklerle yüzleşiyor; komisyonları mı düşürecekler? Bir sezondaki bölüm sayısını mı azaltacaklar? Yoksa personel sayısını azaltarak ve düşük teknolojiler kullanarak yapımların kalitesinden mi kaybedecekler?
Neyse ki, talkbackTHAMES ve Baş Yapımcı Mark Bos farklı bir yolu tercih ediyor. Tamamen Final Cut Studio ile hazırlanan post-prodüksiyon sayesinde ekip, üretebilecekleri programların sayısı ve çıkardıklarının kalitesi konusunda iddialı. Bu bir kazan-kazan senaryosu.
Mark Bos, Baş Yapımcı
talkbackTHAMES, X Factor ve Britain’s Got Talent gibi programların eriştiği en çok izlenme oranını ITV’nin başarmasından sorumlu. Şirketin en büyük bölgesel ofisi Amersham’da kurulu ve Grand Designs, Property Ladder, How Clean is Your House ? ve Escape to the Country gibi en gözde şovlar burada hazırlanıyor. Elde edilen hasılat ise çok büyük.
Örneğin, Escape to the Country ile Apple post-prodüksiyon düzeneği (Bos tarafından üç yıl önce tanıtıldı) genel olarak sezon başına 80 bölüm oluşturulması için kullanıldı- toplamda 140 saatlik televizyon yayını içerisinde 80 adet birer saatlik bölüm ve 80 adet 45er dakikalık kesintiler bulunuyor.
Bos, Tv programları çekildikten sonra gerekli olan servisleri, neden kendi şirketi içerisinde, Final Cut Studio kullanarak yaptığı konusundaki açıklamalarında gayet samimi: maliyeti düşürmek istediğini söylüyor. Fakat sebebin sadece bu olmadığını belirtiyor. “ Bu aynı zamanda, hangi teknolojinin yaratıcı iş akışına en iyi uyum sağlayacağı konusunda, yaratıcılık ve esneklikle ilgili bir durumdu.” diyor Bos ve ekliyor “ Escape to the Country’yi şuan kullandığımız yolun dışında farklı bir yolla çıkarmayı başaramadık.”
Program listesinin kalabalık olduğunu söylemek yetersiz kalır. talkbackTHAMES üç ekibi film çekimi için dokuz aylık bir göreve yolluyor. Günlük çekimler, beş adet düzenleme grubunun montaj, giriş, kayıt, sayısallaştırma ve kalite kontrolü gibi görevleri üstlendiği ve buna ek olarak beş adet yaratıcı grubun da çevrimiçi ve çevrimdışı olarak görev aldığı Amersham’a geri getiriliyor. Toplam 10 grup için de herhangi bir aksaklık söz konusu değil.
“İşlerin %90’ını şirket içerisinde hallediyoruz.” diyor Bos ve ekliyor “ Bu, tüm çevrimdışı ve tüm çevrimiçi dış sesleri, renk sınıflandırmalarını ve grafikleri içeriyor. Şuan dışarıdan topladığımız tek şey dublaj ve koyulan parçalar için gerekli olan sesler. Diğer her şey –grafikler de dahil- Final Cut Studio ile gerçekleştiriliyor.”
Şirket montaj işlerinin başladığı iki kayıt(ingest) istasyonuna sahip. Bu istasyonlar, yardımcı editörler Charlotte Cameron Vidler ve Laura Blanshard tarafından kuruldu. “Charlotte ve Laura günlük çekimler ellerine ulaştığı anda üzerlerinde çalışmaya başlayabiliyorlar” diyor Bos ve devam ediyor “ Her şeyi kaydetmek ve ilgili bölüme koymak için Final Cut Studio ile çalışıyorlar- örneğin bu sayede, dört adet kaydın bulunduğu bir durumda en iyi olan iki numaralı kaydı alarak diğer üçüyle vakit kaybetmiyorlar. Bu, süreçteki çok yaratıcı bir etap ve editörlere, üzerinde çalıştığımız malzemenin hacmini vererek önemli bir şekilde yardımcı oluyor. “
Blanshard diyor ki ;” Senkron anlatılar ve GV’ler gibi her şey etiketlenmiş dosyalar halinde dikkatli bir şekilde ayrılıyor.” ve Boss ekliyor; “ Bu yapımcıların ve editörlerin görüntüleme zamanını gözle görülür bir şekilde azaltıyor ve bu yöntem çok daha uygun maliyetli.”
Materyal, kayıtta bir kez sıralandığında, “QC” ya da kalite kontrolü tarafından, iki adet Apple Xserve’dan oluşan bir ağa bağlanıyor; 7TB Apple Xserve RAID card ve Axus RAID. “QC operasyonun merkezi.” diyor Bos. QC grubunda çalışan ve aynı zamanda, sesi Birmingham tabanlı bir ses mikserine yollayarak geri döndüğünde yapılacak kalite kontrolünden sorumlu olan Neal Davies ise “ Her şey buraya geliyor ve burası aynı zamanda, programların BBC’ye gitmeden önceki son durağı.“diyor.
Davies’in yanındaki odada bulunan Jamie Louden ise çevrimiçi ve çevrimdışı düzenlemeden sorumlu. Gerçek bir Final Cut Studio fan’ı olan Louden diyor ki: “Ben Avid üzerinde öğrendim fakat buraya gelip FCP ile çalışmaya başladığımda, arkama hiç bakmadım. Şimdi tüm yola Final Cut ile devam ediyorum.”
Programın özellikle doğallığını beğeniyor: “ Bütün Apple ürünleriyle olduğu gibi bununla da düşündüğüm şeyi kolaylıkla yapabilmeyi seviyorum. Eğer genişletmek ve düzenlemek istersem sadece sürüklüyorum ve genişliyor. Tüm Studio uygulamalarında, kısa yollarda ve eylemlerde yeni programları öğrenmeyi ve onlara geçiş yapmayı kolaylaştıran bir tutarlılık var. Benim öğrenme eğrimi büyük oranda basitleştiriyor ve çıkmaza girmeden yaratıcı olabilmek için işime odaklanabiliyorum. “
Ve ekliyor, “ Sisteme genel olarak bakarsak, programda yönetim ve uyarlama açısından herhangi bir kusur bulamıyorum. Elimizdeki tüm istasyonları bir dönüşüm demetine çevirmek daha kolay olamazdı, bu sayede ihtiyacımız olduğu anda büyük miktardaki veriyi kısa sürede dönüştürebiliyoruz. Apple Compressor şu ana kadarki tüm ihtiyaçlarımızı karşıladı; farklı programları da denedim fakat her seferinde kullanım kolaylığı yüzünden ona geri döndüm.”
Joel Corby sınıflandırma ve seslendirmeden sorumlu başka bir çevrimiçi/çevrimdışı editörü. Diyor ki; “Böyle, sıkı bir dönüş yaptığımızı göz önünde bulundurursak, Final Cut Studio bizim için mükemmel, çünkü hızı çok iyi. Sınıflandırma aracı çok güçlü ve şovun büyük bir kısmında bunu kullanıyorum. Final Cut Pro’yu çok seviyorum- Avid’e dönmekten ve parçayı sürükleyerek zaman çizelgesine bırakamamaktan çok korkuyorum.”
Prodüksiyon ve post-prodüksiyon programı yüzünden, talkbackTHAMES’daki iş akışı her hangi bir soruna karşı en ufak parçasının blie çok iyi yağlandığı bir makine gibi. Sonuç olarak, Apple’ın doğuştan gelen güvenirliği, kazandıran başka bir özelliğidir. Bos diyor ki; “ Güvenilirlik çok önemli bir konudur. Eğer sistemde bir arıza olursa, büyük bir dalgalanma etkisi yaratır. Diyelim ki 6 bölümlük küçük diziler üzerinde çalışıyorsunuz, bunun etkisini azaltabilirsiniz, fakat birçok insanın size güvendiği büyük diziler üzerinde çalıştığınızda bu durum ciddi sonuçları doğurur. Apple’dan bu denli memnun olmamızın sebebi sağlamlığıdır. “
Corby ekliyor, “Apple, özellikle PC tabanlı sistemlerle karşılaştırıldığında çok güvenilir. Hiç bir zaman gerilemiyor.”
talbackTHAMES kaliteden ödün vermeden masraflardaki gerekli kısıtlamayı yapmayı başardı. “ Apple düzeneğinin en önemli kısmı bu, gerçekten.” Diyor Bos ve devam ediyor.” Bunun sayesinde masraflarımızı daha iyi kontrol ediyoruz. Artık yapımcımızı Soho’daki bir düzenleme grubuna katılması için trenle Londra’ya göndermek zorunda değiliz. Tüm bunları buradan düşük maliyetle ve çok kısa sürede yapabiliriz. “
“ Şu bir gerçek ki, Final Cut Studio’nun bizim için çalışmadığı bir yolu düşünmek çok zor!.”
Kaynak online : Apple
Kaynak offline : Tıkla
Merkez - Teknik Servis |
Mağaza | İstanbul - Ofis |
![]() |
